31 Aralık 2013 Salı

BİR YILIN SON GÜNÜ......



Bir yıl daha bitiyor
İşte bu kadar duru,
bu kadar yalın,
bu kadar el değmemiş.
Sıradan bir gerçeğe daha kolları bağlı hayatımızın.
Bir şiire nasıl dahil edilir bir yılın son günleri
her sonda,
her başlangıçta,
ve her defasında alır gibi bir başkasını karşımıza.
Perdeler çekip,ışıkları söndürüp,
oturup yatağın içine bir başımıza sorgulamak kendimizi,
öğrenmek içimizin anadilini,
ikinci belleğimizi,
öğrenmek kendimizle hesaplaşmanın buzul ilişkilerini,
Bu aynaların dehlizlerinde gezinirken görürüz karanlık günlerimizin kenar süslerini.
Biterken bir yılın son günleri,
biliyoruz takvimler belirlemez değişimin mevsimlerini,
gençlik ikindilerini,
bir yıl daha bitiyor
düşlerim,
tasarılarım,
yarım kalmış onca şey
her yıl biraz daha kısalıyor öncekinden
bana mı öyle geliyor yoksa daha mı hızlı ilerliyor zaman insan yaşlanırken?
kırdım mı incittim mi birilerin
kimleri kazandım,
yitirdiklerim kimler?
kendimi yineledim mi yazdıklarımda?
Yeniden düşünmeliyim
dostluklarımı,ilişkilerimi
dağınık yatağım,mutsuz yatağım
çoğalttın mı eksiklerimi?
gözlerim çocukluk fotoğraflarında mı kaldı?
yitirdim mi yoksa masumiyetimi?
borçlarımı ödedim mi?
doğru seçtim mi soruların fiillerini?
tırnaklarım kesilmiş,dişlerim fırçalanmış,saçlarım taranmış,
giysilerim ütülü,odam düzenli mi?
ödünç aldığım kitapları geri verdim mi?
geri verdim mi aldıklarımı:
aşkları,
dostlukları,
sevgileri,
güvenleri,
bağları?
kitaplara,sayfalara,satırlara borcumu ödedim mi?
yokladım mı duygularımı?
hala sevebiliyor muyum insanları?
ovmalı gümüşlerimi,bakırlarımı,cila geçmeli ahşaplarıma
ovmalı umutları,
saklı tutumalı gelecek inancını,yarınları,eksik etmemeli ağzımızdan
hançer kıvamındaki karamizah tadını
şimdi oturup uzun bir hasretlik mektubu yazmalıyım,
sonra köşe başından bir demet çiçek alıp öyle başlamalıyım akşama,
yeni bir yıla.
Ama nedense her şeyin tadı dağılıyor ağzımda
bir sap çiçek mi taşısam yoksa ağzımın kıyısında
aydınlık rengi vursun diye gözlerimdeki buluta...