27 Kasım 2010 Cumartesi

KALEMİM KIRILMADI HENÜZ.....

Herkes gibiyim ben de……

Yaşadım,yaşıyorum,
Geçmişin ayak izlerini takip ederek ilerlemeye çalışmak en büyük suçum belki,
Kimi zaman düş’lerim düşüncelerimle sınırlı,
Kimi zaman kendi masalımın yenilmez kahramanıyım,
Bazen başarılı,bazen başarısız,
Bazen sert gaddar,bazen ağlak muğlak,
Ama ben de bu dünyaya asla öylesine gelmedim.
Varlığımla bu dünyada mutlaka farklılıklar yarattım,
Birilerinin hayatlarına dokundum,
Kimilerine umut verdim,
Bir takım düşüncelerin oluşmasında rolüm vardı,
Bazı sevgilerin başında,bazı nefretlerin en tepesindeydim.
Bir çok başlangıcın öncesi,bir çok bitişin sonrasıydım.
Hayattan çok şey öğrendim
Payıma düşen düş kırıklıklarını aldım,
Sevdiklerini kaybedip eksik parçalarınla tekrar ayakta durmaya çalışmayı öğrendim sonra,
Yaptığım seçimlerle hayat bulmadan ölmeye mahkum nice farklı ben olma ihtimalleri bıraktım arkamda,
Kimileri doğru kimileri hatalı,
Her ne kadar hayat dediğimiz şey bütün öğrencilerini öldüren katil bir öğretmen olsa da,
Sıra bana gelene kadar iyi bir öğrenci olmaya devam edeceğim………

Kalemim kırılmadı henüz………..

11 Kasım 2010 Perşembe

KİMSİN SEN??????



Hangisi daha korkunç senin için?
Dış dünya için kendince oluşturduğun,aslında olmadığın o’’ Cinderella ‘’ hayatımı?
Yoksa en zayıf yönlerini bir gün bir yerde bir şekilde ortalığa döküp Külkedisi gibi aslında olduğun insana dönüşmek mi?
Seni sadece sen bildiğin ve kusurlarını affedemediğin için mi korkuyorsun,
hayat yolunda seni taşıyan arabanın balkabağına dönüşmesinden?
Kendi içindeki yargıç herkese gösterdiğin o insan olmaya mı mahkum etti seni?
Ne kadar süre?
Eğer külkedisi olduğunu belli edersen insanlara sevmezler mi seni,
Kabul etmezler mi aralarına?
Uyum mu sağlamalısın mutlaka çoğunluğa?
Çözecek mi bu korkak,kaçak yaşamak bütün sorunlarını?
Ulaşacak mısın camdan ayakkabıya sonunda kendini reddederek?
Böyle kaçınca incinmiyor mu duyguların,benliğin?
Ne olur ki kırılsan,incinsen,yaralansan,yanlış yapsan,yanılsan,
Reddedilsen sonra yeniden denesen?
Her seferinde tekrar tekrar sevsen,ama sen olsan?
Ne olur ki sevmeseler sadece göründüğün seni sevenler,almasalar aralarına?
Bulamaz mı eninde sonunda camdan ayakkabı seni yine de bir gün bir yerlerde?

Haydi yüzleş kendinle, kimsin sen?

Cinderella mı Külkedisi mi?

5 Kasım 2010 Cuma

????????

Düşündün mü hiç?

Hayat enerjini istediklerini gerçekleştirmek için mi yoksa istemediklerini kendinden uzak tutmak için mi daha çok harcıyorsun yaşarken?
Mesela tatiller sence neden bu kadar mutlu ediyor seni?
Sana sürekli ertelediklerini, isteklerini gerçekleştirme şansı verdiği için mi?
Katlandıklarından, tolere ettiklerinden seni uzaklaştırdığı için mi?
Zaman zaman aklına takılır mı hiç,
Seni her sabah yatağından neyin neden uyandırdığı?
Nereye doğru gitmekte olduğunu,neden gittiğini?
Bu hayatın ne için yaşandığını.
Sorgular mısın hiç kendi kendine?
Gerçeklerin neden senin hayallerine bir türlü uymadığını?
Hayatla arandaki uzlaşamamanın sebebini?
Sen rutinini yaşarken,yaşamının bir yerinde bir şeylerin hiç değişip değişmediğini?
Görüşünü bulanıklaştıran anılarının hangileri olduğunu?
Kalbini sıkan elin kimin olduğunu?
Kulaklarındaki seni durmadan tenkit eden sesin nereden geldiğini?
Ara sıra yoğun bir istek hisseder misin içinde?
bağımlılıklarının müdahalesi olmadan, nefret olmadan, sınama olmadan, kalbini gerçek duyguların enerjisine açmak için.
Düşüncelerinin beyninde ateşlediği fırtınadan kendini kurtarıp;
Hayat öykünün sana ne anlatmakta olduğunu,mutluluğun belki de senin o hiç dönmediğin köşenin başında olabileceğini,
yaşadıklarına dair bir çok farklı yorum yapabileceğin gibi, bugününü değiştirmek için de bir çok seçeneğinin olduğunu,
aslında seni bekleyen ne çok gelecek ihtimalinin bulunduğunu,
Hayata gelişinin bir sebebi olduğunu,
Sadece kendin için düşündüğün olur mu hiç?