5 Haziran 2016 Pazar

BAZI GÜNLER...........









Günlerin demini alamadığı zamanlar vardır;
Güneş doğar ama gece karanlık perdesini çekmeyi unutur şehrin üstünden,
günaydınlar,demli çaylar,keyifli kahvaltılar bir başka güne ertelenir.
Böyle günler uygun değildir aslında başlamaya,ama başlarız.

Günlerin neredeyse hiç yürümediği zamanlar vardır;
Birdenbire durur hayatın akıntısı ‘tıp’ diye,
sadece bir kuşun sesini işitiriz uzaktan belli belirsiz,
hayatın hala devam ettiğini hatırlamak için derin derin nefesler alırız,
Böyle günler uygun değildir aslında sürdürmeye hayatı,ama sürdürürüz.

Günlerin ağırlığını kaldıramadığı zamanlar vardır:
Sözler dibe vurur;hiçbir maviliğin kaldıramayacağı bir ağırlığa ulaşır,
sessizlik dilinizi felç eder,
Böyle günler uygun değildir aslında konuşmaya ama,konuşuruz.

Günlerin surat asmaktan hoşlandığı zamanlar vardır;
Hüzün düşer yüzümüzden,bin parçaya bölünür,
İçimizdeki her şey kendini tene vurmanın bir yolunu arar,acıyı tırnaklarımızda hissederiz.
Böyle günler uygun değildir aslında gülümsemeye, ama gülümseriz.

Günlerin,diğer günlere benzemediği zamanlar vardır;
Elimize aldığımız her şey pörsüyüp söner,
biriktirdiğimizi sandığımız geçmiş,ufalanıp gider avuçlarımızdan,
parmak uçlarına kalkıp ellerini iki yana açarak güç bela oluşturduğun dengen,bir anda alt üst olur
Böyle günler uygun değildir aslında yaşamaya ama,yaşarız.

Günlerin sona ermediği zamanlar vardır;
kelebeğin ateşe yakalandığı gibi yakalanırız,
hiçbir şey anlamadan……
Akreple yelkovanın bu nedensiz duruşundan hiçbir anlam çıkaramadan……
İpi yeniden bağlayamadan ve çözemeden……
Böyle günler uygun değildir aslında ayağa kalkmaya,
Ama kalkarız……..