12 Mayıs 2016 Perşembe

NASILSIN !!!







Nasılsın!

Yaklaşık 5 dakikadır karşımdakinin suratına bakıyor gözlerim.
Anlamadığımdan,görmediğimden,bilmediğimden değil.
Aksine anlamak,görmek ve bilmek belki de beni böyle cevapsız bırakan.
Aslında vereceğim cevap o kadar basit ki;
‘’iyiyim’’demek ve bitirmek.
Ama ben o ‘’nasılsın’’ sorusunun(sonunda soru işareti yok,ünlem var dikkatinizi çekerim)
hep duyduğum,bildiğim,çoğu zaman herkes gibi denk geldiğim,hatta soran tarafından da aslında merak edilmeyen,üstünkörü sorulan ve aynı şekilde cevaplanan,içeriğinde ne merak,ne de başka bir niyet barındırmayan,içi boş bir kelime olmadığını biliyorum.
İşte bu yüzden belki de içi dolu olan,gerçek bir soruya gerçek bir cevap verme konusunda zorluk çekiyorum,ve sadece boynumu büküp hafifçe,gülümsüyorum….

Merak ediliyor çünkü yaşadığım bu kadar acının sonucu nasıl olduğum,insanlar samimi ben de en samimi cevabı vermek istiyorum.

Nasılsın!

Sahiden nasılım diye düşünüyorum şimdi.
‘’iyiyim’’ desem yalan olacak,
‘’iyi değilim’’ desem nankörlük,çok daha kötü hissettiğim 5 ay geçirdim sonuçta.
Nasılım?
Arada bir yerlerde gidip gelmek,sürekli med cezir halleri,anı anına uymamak,
veya belki de dün bir dostumun dediği gibi ‘’kendi kendine bir kuyu kazıp,dibinden bakmak hayata,kuyudan çıkmamakta direnmek’’ bu bendeki hal.
Çok dengeli aşırı dengesizlik halleri….

Neler yapıyorsun! 

‘’Gidiyorum,geliyorum işte’
''Öyle ya da böyle sürüp gidiyor hayat ‘’diyorum.
(İp cambazları gibi ince bir çizginin üzerinde kendi peşimde koşturup duruyorum,altımda güvenlik ağı da yok,kaybettiğim yolumu bulmaya,yıkılan duvarlarımı tekrar inşa etmeye çalışıyorum.
Cenneti cehenneme, cehennemi cennete taşıyarak ilerliyorum.
Bir kez daha sağ gösterip kafa göz daldı hayat,geleceğim düğüm olup kaldı boğazımın ucunda,boğulmadan çözmeye çalışıyorum ……)
diyemiyorum

Nerelerdesin ! 

‘’Hep buralardayım,denk gelmemişizdir’’diyorum.
(Nerede olduğumu ben de bilmiyorum bu günlerde,bir varım bir yokum.
Bir uyanıyorum düş,bir uyuyorum gerçek.
Ellerimi boşluğa uzattım,tutacak bir el arıyorum.
Bazen aklımın ,çokça da yüreğimdeki acının yolunda yürüyüp gidiyorum.
Bazen kendi ayaklarıma dolanıyorum,bazen de başkalarının ayaklarına basıp geçiyorum,sıkça da çelme yiyorum.
Ama ne olursa olsun yitirmemeye özen gösteriyorum hayatımın yaşanıp ta tüketilmiş, bitirilmiş karelerini.yüreğimin en kuytu köşelerinde saklıyorum tecrübe çentiği olsun diye)
diyemiyorum.

Nasılsın !

İyi olacağım …..
Hangimiz iyiyiz ki hayatta tam olarak?
Hangimiz sağlam kalabiliyoruz ki eksilmeden,eksiltmeden?
Yaralanmadan,yaralamadan.
Ama deniyoruz en azından.
Düşe kalka,önümüze çıkan taşlara çarpa çarpa yürüyüp gidiyoruz işte.
Durmak çözüm değil ve bunu çok iyi biliyoruz.

(Kayıp eşya bürolarında alınmayı bekleyen kimsesiz eşyalar gibi gözlerimi gökyüzüne dikmiş
iyi olmayı bekliyorum...)