22 Eylül 2013 Pazar

EKSİK...



Bazen bir şeyler eksik kalır,
çünkü oyunbozanlık eden bir şeyler çıkar daima.
Sarkmış bir iplik mesela; 
sarkmış ve apartman kapılarına takılmış ya da ait olduğu kostümün tamamen sökülmesine sebep olmuş,
balonda hava kaçıran delik, 
sürgitte anlık duraklık, 
dönemeçten dönememek gibi...
yahut onmadık yara, 
olmadık hayal, 
gözbebeğinde leke, 
tabakta kırıntı gibi...
veya kotarılmamış bir meşgale,
tamamlanmamış bir madde, 
bitmemiş bir hikaye gibi...
bazı şeyler hep mızıtır ve eksik kalır.
Ne kadar kusarsak kusalım yediğimiz pastadan geriye en az bir lokma kalır midemizin kuytusunda, 
ne kadar şişersek şişelim, 
kaç kazan süt içersek içelim paçamıza yapışıp havalanmamıza müsade etmeyen bir ağırlık gibi. 
Ve ne denli titiz olursak olalım, her göz temizliğinde halının altına saklanmış bir süprüntü kalır daima; unutmadığımız, unutturulmadığımız bir hatıra. 
Hep bir şeyler kalır. 
Bir şeyler hep eksik kalır....