18 Mart 2014 Salı

HAYAT, BEN VE 46 .YAŞIM...




Hayat tam orta yerinden kırıldım sana.
Aklım bir yana düştü şimdi, yüreğim diğer yanda,
cebimde küstüklerim.
Kendi gözümün körü kendi sözümün yalancısı gibiyim.
Nakaratı olmayan bir şarkı dilimde.
eksik yazılmış,
eksik bırakılmış.
Kime söylesem anlamıyor.
Ezberinde kalmıyor.

Hayat tam orta yerimden kırıldım sana.
Ne sözünde durabildin bunca zaman,
ne de sözümü geçirebildim o umursamaz tavrına.
İçimde söyleyemediklerim...

Bir dönme dolap gibi kah yukarıda, kah aşağıda geçip gidiyor günlerim.
Üzerimde hep bir neye niyet neye kısmet halleri.
Başı sonu belli olmayan yerlerinden yakalanıyorum ya çoğu zaman sana,
yırtık düşlerimin arasından hep gerçek sızıyor.

Hayat bilirim sağlaman yok senin.
Bakma sen benim ağlayıp sızlanmalarıma.
Alacağım yok hiçbir yürekten.
Ben sevgimi kimseye borç niyetine vermedim.
Ne yaparsam yapayım gözünün önünden ayırma sen beni.
Aklımı yerinde tut,
elinde tut sen.
Ben hep yaptığım gibi, yine yüreğimin sesindeyim,izindeyim...

Bugün bir sayfayı daha çevirdim yüreğimden.
Çevirip te ardımda bıraktım.
46. sayfadayım şimdi.
Yazmaya kalem yeter mi?
görmeye göz, duymaya kulak, yaşamaya yürek değer mi bakalım.
Değecek mi?
Dolup da bitecek mi bu sayfada...
Bitip de çevrilen diğer 45 sayfa gibi...

Hoş geldin 46 yaşım.
Az önce kapıda giderken karşılaştığın 45 yıl ev sahipliğimden pek hoşnut olmadı.
Umarım sen memnun kalırsın.
Buyur, şöyle baş köşeye oturmaz mısın?