21 Mayıs 2012 Pazartesi

RAKI GİBİSİN BE HAYAT...





Rakı gibisin be hayat
Bir yanın zehir zıkkım,
Bir yanın ab-ı hayat
Bir yanın yaz- bahar,
Bir yanın şubat
Rakı gibisin be hayat
Gözyaşlarına gebe bir kahkaha sonrası
Bir yanın hüzünlü bir şarkı, bir yanın oyun havası
Bir yanın buruk bir veda, bir yanın vuslat
Rakı gibisin be hayat
Burnumda keskin anason kokusu anılar
Bir yanın tozpembe hayallere dalar
Bir yanın tüm gerçekler kadar berbat
Rakı gibisin be hayat
İçime çektiğim yarin eşsiz kokusu
Yüzüme kapanan umut kapısı
Bir yanın hep bir çocuk saflığı
Bir yanın efelenir ana avrat
Rakı gibisin be hayat
İçtikçe bir daha içesim gelir
Dertler vız gelir bir an, bir an ölmek vız gelir
Bir yanın meltem esintisi,
Bir yanın kasırgadan hoyrat..
Rakı gibisin be hayat
Boyalı bir fahişenin kadehte ki kaymış dudak izi
Tadımlık mezelerinden hangisidir acep kamaştıran dilimizi?
Bir yanın hep özlenen o sevgili
Bir yanın; ağızda akşamdan kalma o paslı tat...

10 Nisan 2012 Salı

İNSANIM.....





En iyi değilim, 
en kötü de.
En cömert değilim, 
en cimri de.
En kibirli değilim, 
en mütevazı da.
Hiç kimseyi kandırmamış değilim, 
herkesi aldatmış da.
Kimseyi yarı yolda bırakmamış değilim,
herkesi satmış da.
Hep iyiliğimden kaybetmiş değilim, 
kötülük yapa yapa kazanmış da.
Çok başarılı olduğum günler de oldu, 
dibe vurduğum da.
Sevgi dolu değilim, 
nefret dolu da.
Barışçıyım, 
biraz da savaşçı.
Biraz güçlüyüm, 
biraz zayıf.
Biraz iyiyim, 
biraz kötü.
İyi, kötü…
İnsanım sadece…

9 Nisan 2012 Pazartesi

BAZEN.....








Bazen, yazmanızın tek nedeni, başka hiçbir şey yapamamanızdır…
Sevip de söyleyememek,
Üzülüp de ağlayamamak,
Bir uçurumun kıyısından sesinizin yankısını duyamamak,
Bir kuyunun başında içinizdekileri haykıramamak,
Çığlık atmayı isteyip,yutkunmak,
Bir bomba olup patlayamamak,
Bir nar gibi kırılıp paramparça olamamaktır….
Bazen,yazmanızın tek nedeni,başka hiçbir şey yapamamaktır.
Aynen şu anda olduğu gibi…

30 Mart 2012 Cuma

ALIŞMA BANA....













Alışma bana, ne yapacağım belli olmaz.
Bugün varım yarın birden yok olurum.
Dokunma bana, kapanmamış yaralarla doluyum.
Canımı acıtma, bir yara da sen açma!
Sevme beni, yoğun duygularımda kaybolursun tutuşursun.
İsteme beni, yasaklarla boğuşursun, engellerle doluyum.
Çözmeye çalışma sakın, seninle karışır iyice kördüğüm olurum.
Anlama beni, ben kendimi bilirim, ben böyle mutluyum.
Aşkı yaşatmamı isteme asla, ben aşka yıllardır inanmıyorum.
Güveniyorsan kendine, inandır aşkın varlığına.
Sonucunda öyle bir aşk yaşatırım ki
Vazgeçemezsin, tutkun olurum.
Yıkabilirsen duvarlarımı, sakın bırakma beni.
Tüm tutkularım ve gücümün arkasında;
Hala minik bir çocuğum.
Büyütemezsen, kaybolurum.

Rabindranath Tagor

29 Mart 2012 Perşembe

ADAM,KADIN VE MARTILAR...




Adam;acıya tanıdık,kendine yabancı…
Kadın,hafif düşlerle ağır yaşamına odaklı,gitmelere,zincirleri kırmalara sevdalı…
Hayat;çocuğun elindeki uçan balon misali,
Her yöne gidebilir ama hep güzergah iplere bağlı,aynı bir ada vapuru gibi…
Martılar;görünüşte en özgürü anın,ama aslında vapurun sıcak dumanının tutsağı,
Aynı kadının aradığı sıcak sevginin isteği gibi…
Adam’’yorgunum’’diyor.
‘’ama yorgunluğum ilk defa yaşadıklarımdan değil,yaşa(ya)madıklarımdan…’’
Kadın da,vapur dumanının ardına takılan canhıraş martıları göstererek ekliyor…
''ömrüm,birilerinin hiç çaba harcamadan durup manzarayı seyrettiği  yerlere ulaşabilmek için kanat çırpmakla geçti’’
Adam martıları seyretti,uzun uzun susmayı seçti…
Martılar vapurla birlikte olabilmek için kanat çırpmaya devam etmekteydi…

ÖĞRENDİM....





Susmayı öğrendim, çok konuşanlardan..!
Alçak gönüllü olmanın, erdemini tattım çok bilmişlere inat..!
Gerçekten bilenlerin, az konuştuğuna şahit oldum sessizce..!
Her yaşananın, sadece bir deneyim olduğunu kavradım.!
Değmeyenlere, çok anlam yüklemenin ruhuma verdiği zararı keşfettim..!
Kendim olmayı seçtim, başkalarından alınmış parçalardan oluşmayı değil.. !
Kendi hayatlarını yönetemeyenlerin, diğer hayatlara müdahelelerine güldüm sadece..!
Kokuşmuş zihniyetlerin, yalan gülümsemelerin içinde yer almaktansa; 
uzaktan onlara seyirci kalıp, insanlığımı korumayı öğrendim..!
Varlığımı hakedenleri hayatıma dahil etmeyi, haketmeyenlere hoşcakal demeyi;
Bu uzun yolda yalnız ama balım dik yürümeyi öğrendim..!
















-ALINTI-

16 Mart 2012 Cuma

UNUTMA...


Yüreğinde bir ismin imzası var.
Ve sen onu silemezsin, söküp atamazsın,
Ne kadar uğraşsan da seninle beraber büyür içindeki sızı.
İlk önce onu hissedersin başkasına dokunduğunda. .
Unutma! Bir kere sevdin mi uzun uzun yanarsın.
Sitemler öfkeler birikirken içinde, sen azalırsın.
Dilinde küfür elinde kadeh, eksik olmaz.
Günler böyle geçer alışırsın.
Unutma!
Sabahlar artık gecikir.
İster sağa dön ister sola, gözüne uyku değil gidenin hayali gelir.
Kendini şiirlere verirsin.
Elin sigaraya gider her on dakika da bir fena zehirlenirsin.
Unutma!
Bir süre güvenmeyeceksin kimseye, kendine sığınacaksın.
Aşk konuşulduğunda sen susacaksın,
Of' larla ah 'larla başlayacaksın her cümleye.
Çevrende senden başka herkes haksız olacak.
Senin haklılığınsa çaresiz gidecek çöpe.
Unutma!
Bir gün kaldığın yerden başlayacaksın.
Biri seni bulacak. .
Önce korkacaksın eski acılara yakalanmaktan, biraz ürkeceksin.
Ne kadar dirensen de nafile.
İnsansın sonuçta seveceksin.
Eski acılara bakıp da küsme sevdalara, gâvura kızıp da oruç bozulmaz.
Sök at kafandan acaba'ları!
Bir kemik aynı yerden iki defa kırılmaz.
Artık kararmaz gecelerin.
Bir daha yaşlar akmaz gözünden.
Sabahların gecikmez.
Kim bilir ağladığın günlere gülersin.
Bir defa öldün ya zamanında?
Bir daha ölmezsin.................



CAN YÜCEL

İzleyiciler