1 Haziran 2014 Pazar

UYUTULDUK BAYIM....







Esir bile değiliz artık…
Esaret farkındalık gerektirir çünkü.
Uyuyan güzel masallarıyla uyutulmuş,
Cindrella’nın ayakkabısı hayalinin peşinden koşan unutulmuş çocuklardık bir zamanlar,
Önce masallarımız çalındı,sonra uykularımız…
Doğadan uzaklaştırılırken,farkında değildik;bizden aldıklarını bin misli karşılıkla bize tekrar satacaklarını…
Sokaklarımızdan topları,bahçelerimizden çiçekleri,şehirlerimizden meyveleri kopardılar.
Bir uçumluk kanatlarımız,bir kanımlık çocuk neşemiz vardı evlerimizin avlularında,
aldılar…
Ağaçlardan elma toplayan,dizi yara bere içinde,yaşamı oynarken anlayan çocuklardık;
bir göz açımı mesafede organik pazarlara saçıldık…
Önce sevdiklerimizden ayırdılar bir bir,
İşti,ekmekti,mektepti derkenbir annenin eliyle uyanmak en büyük lüksümüz haline getirildi.
Evlerimizin en gösterişli yerlerinde duran televizyonlar inceldikce,kabalaştı insanlığımız.
Bizim kenarı yakılmış mektuplerımız vardı,öpücüklerle süslenen,
Daha iyi bir hayat uğruna faturalar birikti posta kutularında aşk mektupları yerine…
Doğum günlerimizi en yakın arkadaşlarımızın değil de bankaların hatırlaması hep bu yüzdendi.
Sistem inanılmazı başardı,göle maya çaldı;
tuttu….
Masalsız,hayalsiz,beklentisiz,inceliksiz bir neslin çocukları büyürken,
Kuştüyü yastıklar sunuldu insanlara,
Hiç hissettirilmeden,ağır ağır kana karıştırırılarak uyutulduk.
Kendi hayatlarımızın ardından bakakaldık…
Düşlerimiz somun somun soğutulurken bir köşede,anlayamadık…
Uyutulduk bayım,çocuklarımızın asla bilemeyeceği masallarda biz unutulduk….