Herkes gibiyim ben de……
Yaşadım,yaşıyorum,
Geçmişin ayak izlerini takip ederek ilerlemeye çalışmak en büyük suçum belki,
Kimi zaman düş’lerim düşüncelerimle sınırlı,
Kimi zaman kendi masalımın yenilmez kahramanıyım,
Bazen başarılı,bazen başarısız,
Bazen sert gaddar,bazen ağlak muğlak,
Ama ben de bu dünyaya asla öylesine gelmedim.
Varlığımla bu dünyada mutlaka farklılıklar yarattım,
Birilerinin hayatlarına dokundum,
Kimilerine umut verdim,
Bir takım düşüncelerin oluşmasında rolüm vardı,
Bazı sevgilerin başında,bazı nefretlerin en tepesindeydim.
Bir çok başlangıcın öncesi,bir çok bitişin sonrasıydım.
Hayattan çok şey öğrendim
Payıma düşen düş kırıklıklarını aldım,
Sevdiklerini kaybedip eksik parçalarınla tekrar ayakta durmaya çalışmayı öğrendim sonra,
Yaptığım seçimlerle hayat bulmadan ölmeye mahkum nice farklı ben olma ihtimalleri bıraktım arkamda,
Kimileri doğru kimileri hatalı,
Her ne kadar hayat dediğimiz şey bütün öğrencilerini öldüren katil bir öğretmen olsa da,
Sıra bana gelene kadar iyi bir öğrenci olmaya devam edeceğim………
Kalemim kırılmadı henüz………..
27 Kasım 2010 Cumartesi
11 Kasım 2010 Perşembe
KİMSİN SEN??????
Hangisi daha korkunç senin için?
Dış dünya için kendince oluşturduğun,aslında olmadığın o’’ Cinderella ‘’ hayatımı?
Dış dünya için kendince oluşturduğun,aslında olmadığın o’’ Cinderella ‘’ hayatımı?
Yoksa en zayıf yönlerini bir gün bir yerde bir şekilde ortalığa döküp Külkedisi gibi aslında olduğun insana dönüşmek mi?
Seni sadece sen bildiğin ve kusurlarını affedemediğin için mi korkuyorsun,hayat yolunda seni taşıyan arabanın balkabağına dönüşmesinden?
Kendi içindeki yargıç herkese gösterdiğin o insan olmaya mı mahkum etti seni?
Ne kadar süre?
Eğer külkedisi olduğunu belli edersen insanlara sevmezler mi seni,
Kabul etmezler mi aralarına?
Uyum mu sağlamalısın mutlaka çoğunluğa?
Çözecek mi bu korkak,kaçak yaşamak bütün sorunlarını?
Ulaşacak mısın camdan ayakkabıya sonunda kendini reddederek?
Böyle kaçınca incinmiyor mu duyguların,benliğin?
Ne olur ki kırılsan,incinsen,yaralansan,yanlış yapsan,yanılsan,
Reddedilsen sonra yeniden denesen?
Her seferinde tekrar tekrar sevsen,ama sen olsan?
Ne olur ki sevmeseler sadece göründüğün seni sevenler,almasalar aralarına?
Bulamaz mı eninde sonunda camdan ayakkabı seni yine de bir gün bir yerlerde?
Haydi yüzleş kendinle, kimsin sen?
Cinderella mı Külkedisi mi?
5 Kasım 2010 Cuma
????????
Hayat enerjini istediklerini gerçekleştirmek için mi yoksa istemediklerini kendinden uzak tutmak için mi daha çok harcıyorsun yaşarken?
Mesela tatiller sence neden bu kadar mutlu ediyor seni?
Sana sürekli ertelediklerini, isteklerini gerçekleştirme şansı verdiği için mi?
Katlandıklarından, tolere ettiklerinden seni uzaklaştırdığı için mi?
Zaman zaman aklına takılır mı hiç,
Seni her sabah yatağından neyin neden uyandırdığı?
Nereye doğru gitmekte olduğunu,neden gittiğini?
Bu hayatın ne için yaşandığını.
Sorgular mısın hiç kendi kendine?
Gerçeklerin neden senin hayallerine bir türlü uymadığını?
Hayatla arandaki uzlaşamamanın sebebini?
Sen rutinini yaşarken,yaşamının bir yerinde bir şeylerin hiç değişip değişmediğini?
Görüşünü bulanıklaştıran anılarının hangileri olduğunu?
Kalbini sıkan elin kimin olduğunu?
Kulaklarındaki seni durmadan tenkit eden sesin nereden geldiğini?
Ara sıra yoğun bir istek hisseder misin içinde?
bağımlılıklarının müdahalesi olmadan, nefret olmadan, sınama olmadan, kalbini gerçek duyguların enerjisine açmak için.
Düşüncelerinin beyninde ateşlediği fırtınadan kendini kurtarıp;
Hayat öykünün sana ne anlatmakta olduğunu,mutluluğun belki de senin o hiç dönmediğin köşenin başında olabileceğini,
yaşadıklarına dair bir çok farklı yorum yapabileceğin gibi, bugününü değiştirmek için de bir çok seçeneğinin olduğunu,
aslında seni bekleyen ne çok gelecek ihtimalinin bulunduğunu,
Hayata gelişinin bir sebebi olduğunu,
Sadece kendin için düşündüğün olur mu hiç?
29 Ekim 2010 Cuma
KORKMA.........
Korkuyormusun?
Kendinle baş başa kalmaktan,
Kendinle baş başa kalmaktan,
O demir parmaklıkları olmayan,kapısında kilidi bulunmayan kendi inşa ettiğin hapishanenden kendini çıkarmaya,
En son ne zaman baş başaydın seninle?
Sadece sen…., düşüncelerin…., duyguların….
Bugüne kadar hiç kimseye söyleyemediğin sırların.
Yalnız senin görebildiklerin, yalnız senin şahit oldukların.
İçinde sakladığın yoksulların, zorbaların, toplum dışına atılmışlıkların.
Suçluluk duyguların, kendine acımaların…
Kaçıp kurtulamadıkların.
Daha ne kadar katlanacaksın kendi mahkemenin verdiği hüküme?
Bu boyun eğmişliğine?
Ne zaman çıkaracaksın başını gömdüğün kumdan?
Yüreğinde çalan yaşama şarkıları çığlık çığlığa çalmaya devam ederken,
Ne kadar seslerini bastırmaya uğraşacaksın?
Hayatının sonuna kadar mükemmellik maskesiyle, etrafına sürekli ışık saçmaya çalışarak mı yaşayacaksın?
Kabul etmelisin ki, sen de bir insansın.
Başkalarında gördüğün her türlü insani özelliği sen de içinde taşırsın.
Sen de herkes gibi, hem bir aziz, hem de bir zorbasın.
İyi olduğunu düşündüklerin kadar, kötü olduklarını düşündüklerin de sensin.
Korkuların olmasa bu kadar cesur olabilirmiydin?
Hiç düşmesen kalkmayı öğrenebilirmiydin?
Cahilliklerin olmasa,bilgiye bu kadar değer verebilirmiydin?
İçinde sakladıkların ve dışarıda yaşadıkların hepsi sensin.
Yarın yeniden güneş doğduğunda ikisini birleştirmeyi dene,
Çık hapishanenden,gözlerini ovuştur,karış sen de hayata.
Göreceksin,mutlu olacaksın,
Mutlu oldukca mutlu edeceksin,
Korkma………
15 Ekim 2010 Cuma
KİMDİR PINAR?????
Bulmacaya benzeyen,
( Kimi zaman sağdan sola bir nota,kimi zaman yukarıdan aşağı eski Mısır’da bir Tanrı),
( Kimi zaman sağdan sola bir nota,kimi zaman yukarıdan aşağı eski Mısır’da bir Tanrı),
bağıra bağıra şarkı söyleyip,sessiz sessiz yazılar yazan,
henüz tanışamadığı aşkların resimlerini çizen,
çıkmaz sokaklarda kendini arayıp kendinin ördüğü duvarlara toslayan,
güzel hayaller kuran,kurduğu hayaller ile birlikte suya düşüp boğulan, parayı sevmeyen ama para için çalışan,
doğal bir felaket,
sosyal bir bela,akıllara zarar,
''kızdımı gözünde şimşekler çakan,
sevdimi içinde ormanlar yanan'',
Kimi zaman bir Anadolu kadını,
Kimi zaman bir sosyete gülü,
Bazen çok asil,
Bazen tam avam,
kimi zaman çok zeki,
kimi zaman süzme salak,
susturucu takılmış bir silah,
saati durdurulmuş bir bomba,
yüreklerde ünlem,
kafalarda soru işareti,
buzdağının görünen yüzü,
kafalarda soru işareti,
buzdağının görünen yüzü,
hep içine atan kendini içine atacak yer bulamayan,
mutluluğu uzaktan seyredip cebinde küçük umutlar biriktiren,
arkamda kim var diye sağa sola bakmayıp tek başına dimdik yürüyen,
eteğindeki taşları kuyulara atıp 10 akıllı çıkarsın diye bekleyen,çok konuşan,
çok susan,
çok eğlenceli,
çok sıkıcı,
ama hep düşünen,
anlayana az,anlamayana çok,
kendi kendini yiyen duygusal maymun,
NEV-İ ŞAHSINA MÜNHASIR ZARARSIZ BİR DELİDİR PINAR………..
13 Ekim 2010 Çarşamba
TEKLİF
Çocukken hep hayalini kurduğumuz şey oldu nihayet......
BÜYÜDÜK.
Geldiğimiz yaşın getirdiği kısıtlamalar nedeniyle dilediğimiz kadar yiyemesek te,artık şeker kavanozlarına sandalyesiz erişebilir,istediğimiz kadar abur cubur yiyebiliriz,
Oyuncak arabalar yerine sahicilere biniyoruz,
Evcilik oyunlarımız evliliklere,oyuncak bebekler gerçek çocuklara dönüştü,
Rüyalarımızdaki tek kabusumuz kırmızı başlıklı kızın büyükannesini yiyen kurt değil,
Dizlerimizdeki yaralar,yüreklerimize taşındı,
Koşarken düşünce eskisi gibi kolaylıkla kalkamıyoruz artık,yuvarlanıyoruz.
Sevdiklerimizi kaybettik,kaybettikce kaybedeceğimizden korktuğumuz insanların sayısı arttı,
İstemeden yaptıklarımız,isteyip te yapamadıklarımız,yapıp pişman olduklarımız parçalara böldü bizi,
Yüzlerce kişiliğimiz var artık,kendi kişiliklerimizden türettiğimiz.
Çivisi çıkmış bu dünyada büyümüş olmanın pişmanlığı ile boğuşurken,
Bir teklifim var:
''Dünya,ben senin çivini bulup yerine yerleştireyim,sen de benimle uğraşmaktan vazgeçip beni çocukluğuma geri gönder,
bana yaşattıklarının faturasını da işleme koymadan yırtıp atayım,
Ne dersin?''
7 Ekim 2010 Perşembe
AŞKIN NOKTALA(N)MA HALLERİ
A Ş K
Kimileri için cümle sonuna konulan, öldürmeyen ama sol yanını felç bırakan bir nokta,
Kimileri içinse yeni bir cümleye başlamak için verilen müsaade,açılan yeni bir parantez,
Her aşk bir hikayedir.
Önsözsüz,hazırlıksız,çalakalem.
Kimi mutlu bir hikaye,
Kimi bölük pörçük,karman çorman.
1 tekil şakıs,3.tekil şahısın gelmesiyle,2.çoğul şahısa dönüşür,
hikayede gizli özneler oluşur,
grameri bozuk paragraflar,devrik cümleler birden düzelip bir hikayeye döner.
Her aşk bir hikayedir.
Önsözsüz,hazırlıksız,çalakalem.
Kimi mutlu bir hikaye,
Kimi bölük pörçük,karman çorman.
1 tekil şakıs,3.tekil şahısın gelmesiyle,2.çoğul şahısa dönüşür,
hikayede gizli özneler oluşur,
grameri bozuk paragraflar,devrik cümleler birden düzelip bir hikayeye döner.
Her hikaye de noktalama işaretlerini doğru yerde kullanmak çok mühimdir aslında,
cümlenin en olmadık yerinde el yordamıyla kondurulan bir virgül,iki nokta üst üste,
veya devam eden bir cümledeki bir soru işareti veya bir nokta,
cümlenin en olmadık yerinde el yordamıyla kondurulan bir virgül,iki nokta üst üste,
veya devam eden bir cümledeki bir soru işareti veya bir nokta,
Bunlar ne yeni bir satır başının müjdecisi ne de anlamlı bir öykünün yardımcısıdır.
Aslında çokta zor değildir bir hikayeyi nerede bitirdiğine bakmadan bitirebilmek,
Ama noktaları doğru yerde kullandıysanız,
Eğer kullanmadıysanız hikayeyi her okuduğunuzda,
her dinlediğinizde bir urgana atılmış gemici düğümü gibi çarpar dilinize ,
Eğer kullanmadıysanız hikayeyi her okuduğunuzda,
her dinlediğinizde bir urgana atılmış gemici düğümü gibi çarpar dilinize ,
Kanar diliniz, kanar kalbiniz
Ne kadar sürerse sürsün,
ister iki satırlık,isterse sayfalar dolusu olsun
bir sonu olmalıdır hikayelerin,
ister iki satırlık,isterse sayfalar dolusu olsun
bir sonu olmalıdır hikayelerin,
İster ayakları yerden kesecek kadar mutlu bir son,
İster dipten kum çıkarttıracak kadar mutsuz bir son,
İster sürpriz bir son,
İster bilindik.
Ama mutlaka bir sonu olmalı.
İster dipten kum çıkarttıracak kadar mutsuz bir son,
İster sürpriz bir son,
İster bilindik.
Ama mutlaka bir sonu olmalı.
Siz üç nokta farzedin, ben kocaman bir nokta koyuyorum…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







