14 Şubat 2010 Pazar


Karar verdim bu sabah.

Haftaya sevdiğim ama dilini hala öğrenemediğim,sokaklarında gezerken tabelalardaki adresleri anlayamadığım için taksi şöförünün insiyatifinde,caddelerinde gezmekten büyük keyif aldığım,en ciddi fiyat pazarlıklı toplantılarımın bile benim için eğlenceye dönüştüğü o ülkeye uçacağım.

Giderken,yaşadığım dalgalanmaları,ışıga doğru tırmanmaları ve düşüşleri geride bırakmaya çalışacağım.(Beynimi de bırakabilsem geride keşke...)

Gündüzleri ciddi toplantılara girip,hava karardımı ,her zaman kaldığım otele dönüp üstüme en rahat kıyafetlerimi giyip,sevdiğim ülkenin, sevdiğim şehrinin,sevdiğim arnavut kaldırımlı sokaklarında,keşfettiğim o daracık aralaıklardan çıkıp, o bayıldığım meşhur caddeye çıkacağım.
O meşhur sokaktaki lokantaların birinin kaldırımdaki sandalyelerine oturup,kendime nefis deniz ürünleri ısmarlayıp,biram eşliğinde,çalan tanıdık nağmelere kulak kabartacağım.

Yanımda iki bavul olacak.Biri elbiselerimi ,diğeri yaşadığım sıkıntıları taşıyacak.

İkinci bavulun içine taş doldurup,sevdiğim ülkenin kocaman şilepler kalkan o meşhur limanından denize bırakacağım.

Arınıp ta döneceğim geriye.

Karar verdim bu sabah gidiyorum.....