20 Temmuz 2011 Çarşamba

BİR TEK BULUTLAR BİLİYOR...........





Son buluşmamızda,yanağını okşadığımda elimde kalan son tozlarını kaçırmamak için sıktığım avucumu açtım artık,
Hiç kimseye anlatamadığım,’ve herkesin nasıl kaybolduğun sorusuyla başlayan’ve birden fazla masumun olmadığını düşündükleri,her detayını bizim bildiğimiz bu hikayeyi,
Kısa süre önce ayaklarımı yerden kesip beni taşıyan bulutlara anlattım bütün ayrıntılarıyla.
Bulutlara söyledim artık senin adının,
Okunurken en heyecanlı yerinde bırakılan bir kitap,
Filmin en güzel yerinde kesilen elektrik,
Çok heyecanlı başlamış,başından geri dönülmüş bir yol,
Anlatılamamış bir hikaye,
Sihiri bozulmuş bir büyü,
Çekilmemiş bir nefes,
Akamamış bir gözyaşı,
Hürlüğü mühürlü bir gülümseme,
Her an her anı hatırlanan bir anı,
Kalpteki son parmak izi olduğunu…..
Ve bundan sonra senin adının bütün yaşanamamışlıkların gizli öznesi olarak kabul edileceğini.
Bütün anlattıklarımdan sonra şimdi sessizce çimenlerin ortasına oturup ağlamalarını bekliyorum onların da olanlara,
Çimen kokusunu burnuma çekebilmek,yıkanabilmek,unutabilmek,masum kalabilmek için……..
Çok büyük bir sağanak bekliyorum onlardan sadece…..
İnsanın içi yanınca,yanık kokusu burnuna gelir mi?
Gelirmiş…………

13 Temmuz 2011 Çarşamba

BAZEN BİR BÜYÜ BOZULUR.........



Ben de isterdim aslında bugün hafif bir yazı yazmak,
İçinden dehlizler,derinler,mesafeler geçmeyen,
Çiçekli böcekli,suya sabuna dokunmayan,sevgi kelebekleri uçuran,
Havuçlu kek tarifi de verebilirdim mesela,maksat yazmak olsun…….
Ama bazen bir büyü bozulur,
Birileri güneşi uyandırmayı unutur bazen,
Hayat bir anda üzerine ‘’Beni Yıka’’yazılmış bir araba camına döner ,
Yaşamın ritmi bozulur,
Dibi tutmuş bir tencere,akordu kaçmış bir kemana döner geçen günler…..
Tersine işleyen bir trafik gibi olur yaşam birdenbire,
‘’Ben mi ters şeride girdim yoksa her şey üstüme üstüme mi geliyor’’dersin,
Seni havalandıran mutluluk salıncağının ipleri tam da sen havadayken kopar,
Bazen bir büyü bozulur,
Yaşadıkları ve duydukları karşısında gözleri büyür insanın faltaşı gibi,
Yüreği büyür,yarası büyür, içi daralır,boğazı  daralır,
Nefes alamaz, yutkunamaz.
Bazen bir büyü bozulur…..
İçten içe aynı büyüyü tekrar yakalayabilme ihtimali için dua ederken,
ve fonda Sezen’Zaman sadece birazcık zaman’’ derken,
Koro halinde susarsın,
Ve sadece beklersin…………

İşte sırf bu yüzden bugün çiçek böcek,içi boş şeyler yazamıyorum……..

Affola………….

10 Temmuz 2011 Pazar

SENİN GÖRDÜĞÜNDÜR GELEN GÜN.............



Bazı günler insanlar kara koyunun kara tüylerinin içindeki tek beyaz tüyü bile bulur,gülümsemek için....
Duvarlar aydınlık,odalar geniş,bulutlar puftan,şarkılar bile hep umuttan söz açar.....
Yerdeki su birikintisine bakılır ve sadece ona yansıyan gökyüzü görülür orada,
Gökyüzü yerdeki su birikintisinden seyredilir........
Bazı günler ise duvarlak karanlık,odalar dar,bulutlar yağmur yüklü,şarkılar hüzünlüdür hep...
İşte bugün öyle bir gün.
Bastığım yerde de kocaman bir su birikintisi var,
Üstelik de bulanık ve çamurlu..........!!!!!!!

8 Temmuz 2011 Cuma

BAZI İNSANLAR=MATRUŞKA BEBEKLER





Farklı farklı insanlarla dolu bir dünyada varolma çabasındayız hepimiz.
Bazı insanlar sulusepken  yağmurlar  altında hüzünle birlikte boy atarken inatla,
bazı insanlar dayanıksızdır hayata karşı,bir parça göz yaşı gördü mü çeker,küçülür kalır…
Bazı insanlar acılarla beslenir,
Anka kuşu gibi külünden yaratır kendini tekrar tekrar,ve asla unutmaz kendine yapılanı.
Bazı insanlar upuzun bir yoldur,inişsiz-çıkışsız,acısız garanti ama tekdüze,
gündüz de gece de aynı griliğin hakim olduğu bir kısır döngüdür….
Bazı insanlar mevsimler gibidir,
hep değişken ama kendini tekrar eden.
Bazı insanlar bir ışıktır,yakından bakamazsınız göz kamaştırır.
Kimi ise üstü altın işlemeli,içi boş bir kutudur,
değerli gözükür  ama içi asla dolmayan ve beş para etmeyen koskocaman bir boşluktur aslında…
Bazı insanlar oyun gibidirler,
saklambaç veya köşe kapmaca misali…..
Kendilerinden kaçıp kendilerini kovalar:kendilerinden saklanır,kendilerini ararlar.
Bazı insanlar ise ‘’Matruşka’’ bebekler gibidir.
İçinden hep yeni bir şeyler çıkan,
‘’Bu son herhalde ‘’ dediğimiz anda bir yenisiyle bizi şaşırtan ‘’Matruşkalar’’…..
İç içe bir bütünü oluştursalar da,parçaları tamamlamadan ulaşamayacağınız bir gerçeği saklarlar kendilerinde,
Ve gerçeğe ulaşıp mutlu olabilmek için çok  çaba gerektirirler,
Tabii eğer yeterli sevgi ve  sabıra sahipseniz………..

7 Temmuz 2011 Perşembe

ENDİŞE+KORKU=PARANOYA





Kapı çaldı,
Ve içeri endişe girdi,
Yanında da korku vardı..
''Geç otur yerine'' dedim
O  bu kadar geç geldiği için özür diledi,yoğunmuş bu günlerde aslında daha önce de gelebilirmiş ama fırsat bulamamış.....
Usulca paranoyanın yanına ilişti.
Mahkeme hazırlanmış,klasik kadro bir kez daha yerlerini almıştı.
Önce endişe eldeki delilleri saydı birer birer,
Korku hepsini onayladı,
Paranoya zaten en baştan hepsini kabul etmeye hazır olarak bekliyordu,
bütün parçalar birleştiğinde çıkan sonucu pek beğendi paranoya,
Tam kalemi kırmaya hazırlandığı sırada,koşa koşa akıl daldı salona,
O konuşmaya başladıkca diğer üçlü yavaş yavaş küçülüyordu.
Ben ise kahramanı benim duygularım olan bu mahkemeyi sessizce endişenin yanında izlerken,
İdamı durduran aklın sahibine bir kez daha ışıl ışıl gülümsüyordum ..........

6 Temmuz 2011 Çarşamba

KÜÇÜK MUTLULUKLAR........





Öyle büyük şeylerde gözüm yok hiç,
Küçük mutluluklar diliyorum;
Küçücük,
Bir çocuk saflığında gülüşler,
Sohbetle uzayan gecelerde,zarif kadehlerdeki 'Yakut'un  buğusu,
Islanmış çimenlerin kokusu,
Çimenlerdeki çıplak ayaklar,
Bahçedeki gül ağacı,mis kokulu çiçekler,
Gıcırdayan salıncak,
Çocukken oynadığımız oyunlar tadında sımsıkı sarılışlar,
Ruhumuza dokunan şarkılar,
Akordu bozulmayan bir yaşam bestesi,
Maskelerden arınmış yüzler,
Sımsıcak kahkahalar,
Çatılmayan kaşlar,
Gün doğumları,
Hepsi bu.................

1 Temmuz 2011 Cuma

GİZLİ KAMERA ŞAKASI.........





Bazen öyle olur,
Bulutlardan bir yatağın üzerinden kalkarsınız doğan güne,
Ve gördüğünüz rüyalar bile başkadır diğerlerinden.
Bir başka parlak doğar güneş o sabah,
Başka bir aydınlık süzülür üzerinizden.
Her şey daha bir olumlu,tasasız....
Bindiğiniz hiç bir otobüste ayakta kalmazsınız,
Bakkaldan son kalan ekmeği siz alırsınız,
Her şey istediğiniz gibidir,
''Başka bir şey isteseymişim olacakmış''tadındadır hayat.......
Şimdiye kadar aslında hiç yürümediğinizi,
Hatta yürümek için yola çıkmadığınızı,
Çimenin,toprağın kokusunu içinize hiç bu kadar çekmediğinizi,
Kollarınızı kanat gibi iki yana açıp hiç içten sarılmadığınızı,
Hep eğreti iple dokunmuş sevgi elbiselerini üzerinize oturtmaya çalıştığınızı farkedersiniz...
''Artık Açılmaz'' dediğiniz kapıların anahtarlarının yerlerini bile hatırlamaya başlamışsınızdır yavaş yavaş.
Deniz görmeyen pencerelerden bile umutla bakarsınız.
(U)mutlusunuzdur.
Bir gizli kamera şakası kıvamında geçerken gününüz,siz kameranın yerini bile merak etmezsiniz.
Farketmeden sürekli yukarılara bakınır ve
içten içe mırıldanırsınız''Teşekkürler Tanrım''
İşte en kısa anlatımıyla böyle bir gün bugün..........

İzleyiciler