27 Şubat 2011 Pazar

AKLIMIN ODALARI......

Dışarıdan nasıl görünüyorum bilmiyorum ama öyle değilim..

Vitrinin hep sağlam olduğu belli ama dükkanın içi karmakarışık,
Aklımın odaları var benim kiralık,zaman zaman benim bile içinde kaybolduğum,
Bir diktatör taşıyorum içimde; baskıcı, ruhsuz.. kimsenin yakın olmak istemeyeceği türden. zaten o da kimseyle olmak istemiyor. istemediği bir şey olduğunda ağzından salyalarını akıtarak bağırmak istiyor karşısındakine. sevmiyor kimseyi, sevemiyor, kendini sevdiği gibi. odasından yönetmek istiyor dünyayı, kimseye danışmadan sormadan kafasına estiği gibi..
Bir esnaf, orta yaşlı. her şey var dükkanında. çivi, klozet kapağı, mandal, askılık, mum, terlik, gramofon, çamaşır sepeti... dükkanının önüne 2 koltuk atmış. koyu yeşil. oturuyor orda tüm gün. dingin biri, konuşmayı pek sevmiyor. aklı Almanya’daki oğlunda, mektup bekliyor ondan, torunu olacak yakında. daimi müşterileri var, bazen sadece sohbet etmeye geliyorlar, gelmişken muhakkak bir şeyler alıyorlar herşeyciden. iyi niyetli biri. kimseyle husumeti, münakaşa etmişliği yok. sayıyor, sayılıyor öyle yaşayıp gidiyor..
Bir çocuk. 3.5'tan 4 yaşında. yorucu, hareketli, zor bir çocuk. her şeyi merak ediyor, her şeye şaşırıyor. çok mutlu bir çocuk hep gülüyor kocaman gözleri. büyüyünce yararlı işler yapacak bir meslek edinmek istiyor,mesela İtfaiyeci ya da ambulans şoförü,veya bir ağaç olacak çok kararlı. herkesi seviyor bu çocuk, ama herkesi. kim gel dese gidiyor, hem öyle çikolata alacam sana demeye gerek kalmadan. annesi kaç defa tanımadıklarınla gitme demiş olsa da gidiyor çocuk, kimse kaçırmaya kalkmamış ki onu nerden bilsin neler olabileceğini. çocuk öyle büyüyor işte..
İçimde başkaları var.,bir yaşlı kadın mesela 78 yaşında. 2 çocuğu var,bir çok da torunu. çok evhamlı, aklı sürekli çocuklarında ve torunlarında, kendini düşünmüyor artık. yaşayabileceği her şeyi yaşadığını ve artık kendinden geçtiğini düşünüyor. ev işleriyle uğraşıyor, günler o sayede akıp gidiyor. her gün evi süpürüyor, 3 öğün yemek pişiriyor, ütü bulaşık derken öyle işte...
Ve bir kadın. olgun. kendine güvenen. dimdik bir kadın. çok güçlü. tek başına mutlu bir kadın. planları var geleceğe dair, yapabileceğini, o planları gerçekleştireceğini biliyor. sevmeyi bilmiyor pek, sevmenin gereklerini yerine getirmekte sıkıntı çekiyor. çok sevmiş olmamış yine sevmiş yine olmamış. artık vazgeçmiş. ama mutlu. arkadaşları var, gözünde burnunda tüten canları var bir de ucundan iliştikleri var, ilişik yaşadığı başkalarının hayatları var. yanında taşıyor hayatını, kocaman çantasının içinde.. yaşayıp gidiyor o da..
Ve en baskını bir deli kız,henüz daha tıbbi tedavi görmemiş,aslında görmesi lazım ama etrafa o kadar belli etmiyor.En sevimlisi de o,en zararsızı,en güveniliri.
Tek suçu var en hayalperesti de o,

Hala bir gün her şeyin çok iyi olacağına inanıyor,o yüzden delirdi zaten,beklerken………