26 Temmuz 2011 Salı

AKREP YELKOVANI SOKTUĞUNDA..........


Yarın, evden çıkmadan önce aynaya bak ve surat dolusu gülümse kendine içinden,gelmese de……
Gülümse en çok kendine,yüreğine…..
Evet,kandırıldın,
Sana anlatılan masallardaki gibi değilmiş dünya,
İyilerin kazandığı ve ödüllendirildiği yaşamlar sadece ‘’Bir varmış,bir yokmuş’’lardaymış,
Sevgi,dürüstlük,namus sadece ‘’evvel zaman içinde’’lerde prim yapıyormuş,
Eğer insan isterse,ulaşamayacağı hiçbir yer yokmuş,
Kendi içimizdeymiş ‘’Kaf Dağları’’
Kaç tanesini öpersen öp,’’Kurbağalar ‘’hiçbir zaman’’ prens’’ olamıyormuş,
O cam ayakkabı asla senin ayağına göre üretilmemiş,
Tek gözünü alıp daha da ürkütücü kılarken devleri,kendimize benzemeyenden korkmayı,onu dışlamayı öğretiyorlarmış bize…
Evet,kandırıldın,
Ama aldırma,kızma seni kandıranlara,
Onlar da senden önce  aynı masallarla kandırılmışlardı.
Hani,duvardaki tablo yerinden çıkarıldığında geride koskocaman bir iz bırakır ya,
Ya da dal dal,tomurcuk tomurcuk açarsa çiçek ‘yerini sevdi’ derler ya,
Onlar da zaman zaman kendilerini yerinden çıkarılmış tablo,yeri değişmiş çiçek gibi hissetmişlerdir yaşarken,
Kimi zaman onların da saatlerinde akrep yelkovanı sokmuştur ..
Sen en iyisi bırak bunları,kendi içine bak…..
Gözlerin anlatır sana nerede olmak ve ne yapmak istediğini…..
Gözbebeklerinden fışkıran ışığa sor,neden her zaman dünyayı aynı coşkuyla seyretmediğini,
Gülümse,en çok kendine,
Göğe bakmayı da ihmal etme….
Sihirli fasulyeler yok ama; seni düşler ülkesine götürecek,
Her sabah mucize gibi tekrar tekrar ağaran bir tan var,
Buluta sinirlenme ara ara  güneşi sakladığında,
Güneşin de hakkı dinlenmek,
Biraz dinlendikten sonra daha çok göz kamaştıracak..
Korkma……………….