8 Nisan 2010 Perşembe

YAZILARIM.......

Bir forum konusu olmaya başladı etrafımda burada yayınladığım yazılarım…….
Kimi arkadaşlarım beni teşvik edip beğenirken yazdıklarımı,kimileri hayretler içinde,bir psikolog edasıyla beni arayıp ‘Neden böyle karamsar ve yalnızsın,neden böyle yazılar yazıyorsun?biz buradayız haydi uzan şuraya bize çocukluğunu anlat’moduna giriyorlar.
Cinayet romanları yazan birinin katil olmasına gerek olmadığı gibi,bu yazdıklarım sonucunda benim de psikopat olduğum sonucuna varılması gerekmiyor.
O anki ruh hali bu, gün olur parçalı bulutlu,gün olur sağanak yağışlı.
Gün gelir güneşli olur……….
Hakkımda her iki kesimin de bilmediği şey şu: Ben hep yazardım……
Odamdaki çalışma köşemdeki büyük kutum ağzına kadar yazılmış defterler,bir duygu fırtınası halinde akla gelmiş,o anda yazacak kağıt bulunamağı için kağıt parçalarına  hatta peçetelere yazılmış notlarla dolu.
Kimi bir sevgiliye,kimi hayata,kimi acıya dair.
Ailem dahil çoğu insan bilmezdi bu yeteneğimi ta ki yazdıklarımı yayınlayana kadar.
Gelelim yazma nedenime :
Dışarıdan bakıldıkça hiç belli olmayan kırılgan bir yapım var benim.
Belli olmaz, çünkü çok sıkıntılı,çok problemli zamanlarımda ya etrafı kırmızı görüp bütün gemilerimi yakarım ya da ölümüne susarım.
Susmam,gemileri yakmamdan daha tehlikelidir.Gemileri yakarken kısa süreli bir cinnetle atarken içimdekileri,susunca sustuklarımı büyütürüm içimde.
Bu iki ruh halimin dışında çok az insana nasip olmuştur duygularımın en çıplak halini,kanayan yaralarımı,çöküşümü görebilmek.
Kalelerimin duvarları yüksektir benim,herkesin aşıp bana yaklaşmasına izin vermem.
Sonuçta,bir dostumun desteği ve hangi blog sitesini kullanmam gerektiğine kadar yaptığı yardımlarla adımımı attığım bu yolculukta,sustuklarımı içimde büyütmemek adına yürümeye ve kimi zaman karamsar yazılar da yazmaya devam edeceğim.
‘Ayşe Arman’ın’ bir kitap isminde olduğu gibi =

KİMSE OKUMAZSA BEN OKURUM…………

İzleyiciler